Photobucket
mbirgin, dinle

AŞIĞIN GÖNLÜ BİR GÜZELE TAKILINCA RAHAT EDERMİ BAŞKASINA KAVUŞUNCA YÜZ DEMET REYHAN VERSELER BİR BÜLBÜLE KOKLAMAZ ONU GİDER YİNE BİR GÜLE



Dini Bilgiler

10/7/2008 - Kapı çalar...

Kategori: MENKIBELER

bilder19gu.jpg picture by hgsno


Kapı çalar...


Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden 'Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım' diye geçirirsiniz.
bilder19gu.jpg picture by hgsno


Kapı çalar...


Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. 'Artık canim sıkılmayacak ' deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız.

bilder19gu.jpg picture by hgsno

Kapı çalar...


Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer. 'Yaşamak ne güzel' dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken.

bilder19gu.jpg picture by hgsno

Kapı çalar...


Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz. 'Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre.' Bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı.

bilder19gu.jpg picture by hgsno

Kapı çalar...


Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. 'Oğlum benim' diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar...


Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...

bilder19gu.jpg picture by hgsno

Ve kapı çalmaz...


O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi, şaşırırsınız. 'Niye haber vermedi? ' diye içinizden geçirirken; 'Doğduğundan beri zile basmaktayım' der.


Bir şeyler söylemek istersiniz o an. Ama o andan sonra diliniz dönmez.


Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir...


Can Dündar

bilder19gu.jpg picture by hgsno

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/6/2008 - AŞKIM SEN OL...

Kategori: MENKIBELER

AŞKIM SEN OL...

 
 
Sensin herzaman yanımda olan...
En dar zamanlarımda yüreğimin yankısını duyan...
Güneşin ıssız yüreğimin ufuklarını terkedip gittiği karanlık gecelerimde;
Sensin karanlıklar ortasında dolunaylar gibi kalbime doğan...
Sen bende cansın, Sen hayatıma anlamsın...
Geceleri buram buram tüten hıçkırıklarımda, bütün arayışlarımda,
yürek mahzenlerimde hüsrana uğramış; darmadağın öksüz kalmış vuslat türkülerimde;
şu firaklar diyarının umut bestelerinde; sensin gökkubbemin rengarenk gökkuşağı...

Özüm Sensin; tebessüm ettiğimde Sen benim gülümsememsin...
Yüzüme tebessümü giydiren Sensin...
Sen benim yüreğim, gülümsememsin...
Beni hakiki seven sensin...
Kalbimi önemseyen her an onu gözetleyensin...
Ellerimin, gözlerimin, yüreğimin mimarı!
Her bir zerremin nakışlarında, sanatından bir emareyim.
Sen ressam; ben tabloyum. Her an bir ş'endesin... Her an benimlesin.
Gözlerime nurdan ışıklar vermeseydin, şu kainat tablosunu göremeyecekti gözlerim.
Ufacık bir mercekle renkleri, çiçekleri, desenleri gösterdim.
Sevgiyi kalbime ilham etmeseydim;
Seni sevmenin güzelliğini sonsuz acizliğimle bilemeyecekti yüreğim.
Gözlerime ağlamak niyetini vermeseydin;
gözyaşının kalbimle olan dostluğundan bi haber kalacaktı gözlerim.

Karanlıktı Sensiz günlerim; zifiri karanlık, kasvetli gecelerim...
Lisanım oldun; şu lal kesilmiş dilime konuşmayı ögrettin.
Beni bu zindan dünyanın meşakkatli imtihanında yalnız bırakmadın.
Gün geldi; yüreğimin ta içinden sevdiklerim koyup gittiler beni.
Oysa Sen; onca kusurlarıma rağmen, beni bu yaban ellerde bırakıp gitmedin.
Her gün o sonsuz kudretinle, engin hazinelerinden dünyama oksijen görnderdin.

Bakmadın yanlışlarıma; hata ve kusurlarıma kızıp nimetlerini geri almadın benden.
Sen bana karşılıksız verendin. Sadece seni hakkıyla bilmemi istedin.
Sonsuz comertliğin karşısında ne kadar da cimriydim.
Benden istediklerin yine benim içindi.
Sen beni benden daha çok sevdin.
Her gün güneş olup aydınlattın semaları; karanlıkta bırakmadın umutlarımı.
Gönül topraklarım çoraklaştı kimi zaman; Rahmet yağmurlarıyla damla damla düştün,
hayat verdin toprağıma. Rahmetinle suladın, merhametinle susuzluğuma ab-ı hayat oldun.
Baharı gönderdin, dallarım kırık döküktü oysa.
Beni kırık dökük bırakmadın; yarım kalmıştım beni sen tamamladın.

Sen ol dedin benim için, bizim için istedin.
Irmaklaştı sevdam senin bahar kokan ikliminde.
Sen ol diyorsun; her an oluyor, ol diyorsun her an tazeleniyor, her an inşa ediliyor eserler.
Farkında olmadan oluyorum, tazeleniyorum, yeniden yaratılıyorum.
Sen cömertlerin en cömerti;
Rezzak isminle donattın afakımı,
Settar isminle örttün ayıplarımı,
Tevvap isminle her defasında kabul ettin tövbelerimi,
Rahim isminle her defasında yine afettin...

Aynı hataları yine tekrarladım, kapıları suratıma kapatmadın.
Vedud olan Sensin, seven Sensin, Senden başka kimim varki kapısına gideyim?
Kapının günahkar dilencisiyim.
Seninle güldür beni, seninle öldür beni,sevginle dirileyim.

Aşkınla kuşat; aşkından mahrum kalmış naçar yürekleri.
Baharım Sen ol sevgili!
Hazanda bırakma. Yapraklarım dökülüyor...
Gülistanım, nevbaharım, lalezarım ol sevgili...

Ey ellerimden tutanım!
Sana kavuşmak için çıktığım bu sevdalı yolculukta, sarp yokuşları çıkarma karşıma.
Ey fukara yüreğimin rahmeti sonsuz sevgilisi!
Bizi sana sürünerek değil koşarak ulaştır.
Sürüne sürüne takatsiz kalıyor ayaklarım.
Kırık döküğüm, boynu büküğüm, yüreğim kör düğüm.
Uzattım ellerimi bırakma beni.
Doğdum bırakmadın; son demde sevginle çağır beni.
Toprağımda nurum ol, cennetimde gülüm ol, elim sen ol Allahım;
kolum kanadım, tülüm duvağım, gülüm budağım, tek güvenim dayanağım,
sahibim Sen ol hasta kalbime dermanım Sen ol.
Güçsüzüm Allahım; gücüm kuvvetim Sen ol, ayım, güneşim, aldığım her nefesim, tek ümidim, gözyaşım, tebessümüm Sen ol...

Geldim işte kapına; aşkının fukarasıyım
Aşkım Sen ol Allahım aşkım Sen ol...

Esma Özerdem
 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/2/2008 - IBRET: EVLAT HAKKI

Kategori: MENKIBELER

Adamin biri Hz.Ömer'e gelerek,'Bu benim oglum.Bana karsi geliyor, hatta beni dovuyor diye sikayette bulundu.Bunun uzerine Hz.Ömer(ra) oglana,

'Sen Allah'tan korkmuyor musun, niçin babana karsi geliyorsun? Babanin evladi uzerinde soyle soyle hakki var' buyurarak evladin babasina karsi gorevlerini anlatti.Bunun uzerine çocuk,

'Efendim, oglun baba uzerinde hiç hakki yok mu? 'diye soru sordu.Hz.Ömer de, 'Evet var; evlendiginde iffetli bir kadinla evlenmesi, çocuguna guzel bir isim koymasi, ona Kur'an-i Kerim'i ogretmesidir' buyurdu.O zaman çocuk,

'Vallahi, babam iffetli bir kadinla evlenmedi.Atese tapan biriyle evlendi.Bana guzel isim vermedi.Bana Kur'an'dan hiçbir sey ogretmedi' dedi.Bu sozler uzerine Hz.Ömer, çocugun babasina donerek,

'Oglum bana itaat etmiyor, diyorsun.Halbuki o senin hakkini çignemeden once sen onun hakkini çignemissin.Simdi git ve ogluna karsi vazifelerini yap' diye ugurladi.
Her iste Allah ve Resulu'ne uymali.O yolda ferahlik, genislik ve kurtulus vardir.Yuce Allah soyle buyurur:

'Ve(biz seni) Allah'in izniyle bir davet edici ve aydinlatici bir kandil olarak gonderdik' (Ahzab 33/46)


 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/7/2007 - Bir Menkibe

Kategori: MENKIBELER
Bir Menkibe
 

- Rivayete göre Süleym’in annesi Rumeysa şöyle anlatıyor : 

Çoçuğum ağır hasta idi. Babası Ebu Talha dışarıda idi. Çocuk öldü. Onu güzelce bir odaya yerleştirdim. Talha akşama doğru eve geldi, oruçlu idi. Çocuğunu sordu, Ben:

     

-          Çocuk rahattır, dedim. Akşam oldu. İftar yemeğini verdim. Ona karşı kadınlığın cilvelerini yaptım. O, daha ileri gitmek istedi. Bu sırada ona:

-          Şu komşumuzun yaptığına baksana dedim. O da:

-          Ne oldu? Diye sordu. Ben

 

-          Benden emanet birşey aldılardı, onu geri aldım diye arkamdan ağlamağa başladılar, dedim. Talha :
 

-          Hiç öyle şey olur mu? Deyince ben fırsat buldum ve :

-          İşte ALLAHÜ Teala bize verdiği emaneti geri aldı, diyerek çocuğun öldüğünü kendisine bildirdim. O da bunun üzerine ALLAH’ a hamd ederek : ‘İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.’ Dedi.

 

-          Ertesi gün Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i haberdar ettiklerinde Resul-i Ekrem :

-          ‘ALLAH’ım onların bu gecelerini mübarek kıl.’ Diye dua etmiştir. Ravi diyor ki, ‘Bir müddet sonra bu aileyi yedi nüfus olarak mescidde gördüm ve hepsi de Kuran-ı Kerim okuyorlardı.’

 

-          Cabir’in rivayetinde Resul-i Ekrem :

-          ‘Rüyamda cennete girdiğimi gördüm. Birde baktım ki Ebu Talha’nın hanımı Rumeysa oradadır.’ Buyurdu.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Dini konular hakkında bilgiler makaleler şiir,ler

Son yazılarım

Bağlantılar

Kategoriler

Arkadaşlarım

Image Hosting by Picoodle.comkalender2006
Blogcu Yardım
esohan
fayansci38
allahsevgisibambaska
colfirtinasi
haturanyeter
duygularayolculuk
trsablon
canesma
amansendefm
hayyalelfelah
nerelerdesinsen
yanlizlikdusleri
cannac
kalptengelenler
musahip
layikdegilsin
Photobucket


Get dnkonular chat group | Goto dnkonular website