23/6/2008 - AŞKIM SEN OL...
AŞKIM SEN OL... Sensin herzaman yanımda olan... En dar zamanlarımda yüreğimin yankısını duyan... Güneşin ıssız yüreğimin ufuklarını terkedip gittiği karanlık gecelerimde; Sensin karanlıklar ortasında dolunaylar gibi kalbime doğan... Sen bende cansın, Sen hayatıma anlamsın... Geceleri buram buram tüten hıçkırıklarımda, bütün arayışlarımda, yürek mahzenlerimde hüsrana uğramış; darmadağın öksüz kalmış vuslat türkülerimde; şu firaklar diyarının umut bestelerinde; sensin gökkubbemin rengarenk gökkuşağı... Özüm Sensin; tebessüm ettiğimde Sen benim gülümsememsin... Yüzüme tebessümü giydiren Sensin... Sen benim yüreğim, gülümsememsin... Beni hakiki seven sensin... Kalbimi önemseyen her an onu gözetleyensin... Ellerimin, gözlerimin, yüreğimin mimarı! Her bir zerremin nakışlarında, sanatından bir emareyim. Sen ressam; ben tabloyum. Her an bir ş'endesin... Her an benimlesin. Gözlerime nurdan ışıklar vermeseydin, şu kainat tablosunu göremeyecekti gözlerim. Ufacık bir mercekle renkleri, çiçekleri, desenleri gösterdim. Sevgiyi kalbime ilham etmeseydim; Seni sevmenin güzelliğini sonsuz acizliğimle bilemeyecekti yüreğim. Gözlerime ağlamak niyetini vermeseydin; gözyaşının kalbimle olan dostluğundan bi haber kalacaktı gözlerim. Karanlıktı Sensiz günlerim; zifiri karanlık, kasvetli gecelerim... Lisanım oldun; şu lal kesilmiş dilime konuşmayı ögrettin. Beni bu zindan dünyanın meşakkatli imtihanında yalnız bırakmadın. Gün geldi; yüreğimin ta içinden sevdiklerim koyup gittiler beni. Oysa Sen; onca kusurlarıma rağmen, beni bu yaban ellerde bırakıp gitmedin. Her gün o sonsuz kudretinle, engin hazinelerinden dünyama oksijen görnderdin. Bakmadın yanlışlarıma; hata ve kusurlarıma kızıp nimetlerini geri almadın benden. Sen bana karşılıksız verendin. Sadece seni hakkıyla bilmemi istedin. Sonsuz comertliğin karşısında ne kadar da cimriydim. Benden istediklerin yine benim içindi. Sen beni benden daha çok sevdin. Her gün güneş olup aydınlattın semaları; karanlıkta bırakmadın umutlarımı. Gönül topraklarım çoraklaştı kimi zaman; Rahmet yağmurlarıyla damla damla düştün, hayat verdin toprağıma. Rahmetinle suladın, merhametinle susuzluğuma ab-ı hayat oldun. Baharı gönderdin, dallarım kırık döküktü oysa. Beni kırık dökük bırakmadın; yarım kalmıştım beni sen tamamladın. Sen ol dedin benim için, bizim için istedin. Irmaklaştı sevdam senin bahar kokan ikliminde. Sen ol diyorsun; her an oluyor, ol diyorsun her an tazeleniyor, her an inşa ediliyor eserler. Farkında olmadan oluyorum, tazeleniyorum, yeniden yaratılıyorum. Sen cömertlerin en cömerti; Rezzak isminle donattın afakımı, Settar isminle örttün ayıplarımı, Tevvap isminle her defasında kabul ettin tövbelerimi, Rahim isminle her defasında yine afettin... Aynı hataları yine tekrarladım, kapıları suratıma kapatmadın. Vedud olan Sensin, seven Sensin, Senden başka kimim varki kapısına gideyim? Kapının günahkar dilencisiyim. Seninle güldür beni, seninle öldür beni,sevginle dirileyim. Aşkınla kuşat; aşkından mahrum kalmış naçar yürekleri. Baharım Sen ol sevgili! Hazanda bırakma. Yapraklarım dökülüyor... Gülistanım, nevbaharım, lalezarım ol sevgili... Ey ellerimden tutanım! Sana kavuşmak için çıktığım bu sevdalı yolculukta, sarp yokuşları çıkarma karşıma. Ey fukara yüreğimin rahmeti sonsuz sevgilisi! Bizi sana sürünerek değil koşarak ulaştır. Sürüne sürüne takatsiz kalıyor ayaklarım. Kırık döküğüm, boynu büküğüm, yüreğim kör düğüm. Uzattım ellerimi bırakma beni. Doğdum bırakmadın; son demde sevginle çağır beni. Toprağımda nurum ol, cennetimde gülüm ol, elim sen ol Allahım; kolum kanadım, tülüm duvağım, gülüm budağım, tek güvenim dayanağım, sahibim Sen ol hasta kalbime dermanım Sen ol. Güçsüzüm Allahım; gücüm kuvvetim Sen ol, ayım, güneşim, aldığım her nefesim, tek ümidim, gözyaşım, tebessümüm Sen ol... Geldim işte kapına; aşkının fukarasıyım Aşkım Sen ol Allahım aşkım Sen ol...
Esma Özerdem
|